DAĞCILIKTA GİYİM

Dağcılıkta giyimin temel amacı dağcıyı soğuk, rüzgar ve ıslaklıktan koruyabilmektir. Ancak bu koruma gerçekleştirilirken giyim malzemelerinin bazı temel niteliklere sahip olması gerekmektedir. Bu özellikler:

  1. Hafif olması ve az yer kaplaması
  2. Sıcak tutması
  3. Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi
  4. Ter buharını dışarı verebilmesi
  5. Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması
  6. Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması
  7. Giyilip çıkartılmasının kolay olması

Doğa sporcusu içten dışa doğru tabakalar halinde giyinmelidir. Böylece kullanıcı vücut ısısı artıkça soyunarak kademe kademe aşırı sıcaktan veya tam tersini uygulayıp giyinerek soğuk ve diğer dış etkenlerden (rüzgar, yağmur, kar gb.) kendini koruyabilecektir. Bu sistem yukarıda belirttiğimiz gibi katmanlardan oluşmaktadır. Her katman vücudun çıkardığı su buharını yani ter buharını, giyim malzemelerinde ıslaklık meydana getirmelerine izin vermeden dışarı vermelidir. Böylece kullanıcı iç ıslaklığın getirebileceği sorunlarla karşılaşmayacaktır. Sistem vücut buharını rahatça dışarı verebilirken dışarıdan gelebilecek ıslanma ve rüzgara karşı gerekli korumayı sağlayacaktır.

Doğada giyim iki ayrı durum için planlanmalıdır. Bunlardan birincisi yürüyüş sırasında giyim, ikincisi ise hareketsiz hallerde giyim. Giyimimiz her iki duruma da uyum sağlamaya elverişli olacak şekilde oluşturulmalıdır. Vücut yürüyüş sırasında kendiliğinden ısınır. Bu nedenle yürüyüşlerde giyilecek giysilerin kalın ve ısı yalıtıcı özelliklerinin fazla olmaması gereklidir. Aksi halde aşırı ısınma, bunun sonucunda da gereksiz yere terleme ve enerji kaybı meydana gelecektir. Bu şekilde yürüyüşe devam edilmesi halinde ise bir süre sonra bunalma ve aşırı yorgunluk ortaya çıkacaktır. Böyle bir durumla karşılaşmamanın en iyi yolu ise yürüyüş esnasında vücut ısınızın artacağını düşünerek gerekli önlemleri almaktır. Sorunun çözümü çok kolaydır. Üzerinizdeki fazla giysilerin kademe kademe çıkartılmaya uygun olması yeterli olacaktır. Fazla giysilerin çıkartılmasına vücudunuzun rahatça havalanıp aşırı terlemeyeceğiniz konuma ulaşılana kadar devam edilmelidir. Durgun ve güneşli havalarda en iç katmana yani iç giysilere kadar soyunulabilir. Bazen de ceket veya parkanızın önünü açmak bile yeterli havalandırmayı sağlayacaktır. Eğer üşümeye başladığınızı hissederseniz zaman geçirmeden tekrar ısı dengenizi kuracak şekilde giyinmelisiniz. Durağan hallerde yani mola ve kamp yaşamında ise metabolizma yavaşlayacağı için vücudumuz daha az enerji üretecek bunun sonucunda da üşüme meydana gelecektir. Bunu engellemenin yolu ise üşümeyi durdurana kadar giyinilmesidir. Üşümeye izin vermek fazladan enerji kaybına neden olacaktır. Gereksiz enerji kaybı ise performansınızı olumsuz yönde etkileyecektir.

İç giyim

İç giyim malzemesi olarak ter buharını kolayca dışarı vererek ıslanmadığı ve çabuk kuruduğu için % 100 polypropylen, Capilen gibi özel dokuma kumaşlar veya ona yakın özellik gösteren yün sentetik karışımı (70’e 30 karışımlar gb.) iplik kullanılmış ve seyrek dokunmuş malzemeler kullanılır. İç giyim malzemelerinde aranması gereken başlıca özellik teri rahatça dışarı verebilmesi ve böylece aktiviteye ara verilmesi halinde( molalar veya tırmanış sırasındaki beklemelerde) kuru olması, dolayısıyla sıcak tutma özelliğini koruyabilmesidir. İç giyim malzemeleri dokuma sıklıkları ve kullanılan kumaşın kalınlıklarına göre üç ayrı kategoride incelenir. Bunlardan en ince seyrek dokulu olanı light weight olarak adlandırılan iç giyim malzemeleridir ki yaz faaliyetleri için en uygun olanları bunlardır. Mid weight olarak adlandırılan orta kalınlıkta olanlar ise yaz aylarında kullanılabilmelerinin yanı sıra kış sezonunda da rahatlıkla kullanılabilirler.

Orta kat giyim malzemeleri

Kişilerin tercihlerine göre çok farklı sistemler uygulanabilir. İdeal olan yöntem iç giysilerin üzerine fleece kumaştan (ticari adı polar olarak da geçmektedir) üretilmiş ceketler kullanılmasıdır. Ancak yün sentetik karışımı kazak ve gömlekler de çok rahat olarak yürüyüşçünün işini görecektir. Alt giyimde ise orta tabaka giysisi olarak Fleece pantalonlar yeterli ve kullanışlı olacaklardır. Bu giyim malzemelerinde aranması gereken başlıca özelliklerden biri de rahat hareket etmeye olanak tanımalarıdır. Üst giyim malzemelerinin önden tamamen açılabilen özelliklere sahip olmaları, havalandırma ve giyip çıkarmada büyük kolaylık sağlayacaktır.

Üst tabaka giyim

Koruyucu üst giysiler, yaz aylarında yapılan günübirlik faaliyetlerde bile rüzgar ve ıslaklığa karşı (yağmur, kar gibi) mutlaka bulundurulmalıdırlar. Bu tip giysilerde aranılan başlıca özellik dışarıdan ıslaklık ve rüzgarı geçirmemeleri fakat teri dışarıya rahatça verebilmeleridir. Böylece hem dış etkenlerden dolayı meydana gelebilecek ıslanma hem de vücudun dışarıya verdiği buhardan dolayı iç ıslanma engellenmiş olacaktır. Özellikle doğa yürüyüşçüleri için en uygun malzeme çantayı ve kullanıcıyı yeterince iyi koruyabilen panço olacaktır.  

Çoraplar

Tercihen sentetik yün karışımı, hallofil veya nem tutmayan diğer kumaşlardan dağcılık ve trekking için üretilmiş çoraplar kullanılmalıdır. Kesinlikle pamuklu olmamalıdırlar. Çorapların uzun olması kullanışlılık açısından önemlidir.  

Panço

Çanta ile birlikte tüm vücudu içine alabilen bir çeşit yağmurluktur. Teknik tırmanışlara uygun olmamakla birlikte uzun yürüyüşlerde çok kullanışlıdır. Naylon kumaştan üretilir. Vücudu tam sarmamasına rağmen az da olsa terleme yapabilir.

Baş giysileri

Baş ve boyun bölgeleri vücudumuzun sıcak ve soğuktan en fazla korunması gereken bölgeleridir. Bu bölgeleri iki ana dış etkenden korumak gereklidir: Soğuk ve doğrudan gelen güneş ışınları. Baş ve boyun bölgesi soğuğa karşı korunmada çok dikkat edilmesi gereken bölgelerdir. Çünkü vücut ısımızın 1/3’ ü sadece baş ve boyun bölgesinden kaybedilmektedir. Bu gerçekten de büyük bir orandır. Baş ve boyun bölgesinin soğuktan korunması için çeşitli malzemeler kullanılabilir. Boyun bölgesini korumak için boyunluk denilen, boyun bölgesini tam olarak örtebilen halka şeklindeki malzemeler kullanılır. Boyunluklarda genellikle fleece ve benzeri malzemeler kullanılır. Çok basit ama bir o kadar da gerekli malzemelerdir. Boyunluk yerine kullanılabilecek bir diğer malzeme de basit bir eşarp veya bez parçası olabilir. Önemli olan bu bölgeden ısı kaybını engellemektir.

Baş bölgesini korumak için ise değişik şekil ve malzemelerden üretilmiş başlıklar kullanılır. Ancak önemle üzerinde durulması gereken nokta başlığın kulakları rahatça kapatabilmesi ve ıslanması halinde bile sıcak tutabilmesidir. Genellikle tercih edilen kumaş türü fleece kumaşlardır.  Yün başlıklar da bu amaç için rahatça kullanılabilir. Bu başlıkların üzerine ıslanmaya veya rüzgara karşı korunmak için rüzgarlık veya yağmurluğun başlığı kullanılmalıdır. Bu bölgeden gerçekleşen ısı kaybını engelleyebilecek başka bir malzeme de ağız burun bölgesini kapatan daha çok kayakçıların rüzgardan korunmak amacı ile kullandıkları maskelerdir. Maskelerin bir avantajı da alınan havanın nispeten ısınmasını sağlamasıdır. Genellikle neoplen ve fleece benzeri malzemeler kullanılarak üretilirler. Baş bölgesinin korunması gereken ikinci dış etken ise güneş ışınlarıdır. Bu amaçla güneşli günlerde geniş kenarlı ve açık renkli şapkalar kullanılmalıdır. Yine başa sarılabilecek bir eşarp veya benzeri bir şey de aynı işi görecektir. Yüz ve elleri UV’den korumak amacı ile ise mutlaka yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır.(15 – 45 faktör gibi )

El giysileri

Eller değişik eldiven türleriyle korunabilir. Günübirlik doğa yürüyüşlerinde beş parmaklı yün eldivenler çoğu kez yeterli olacaktır. Ancak yanınızda ıslanmaya karşı yedek bir eldiven bulundurmakta da fayda vardır. 

AYAKKABI

İyi bir ayakkabının birçok görevi vardır. Ayakkabılar rahat, dayanıklı, koruyucu ve yapılan aktiviteye uygun olmalıdır. İyi bir dağ ayakkabısı ayağa ve bileğe yeterli desteği vermeli ve kaygan ya da bozuk zeminde iyi tutunabilmelidir. Ayağı taş ve kayalardan koruyabilmeli ve aynı zamanda rahat yürüyebilecek kadar esnek olmalıdır. Ayrıca ayağı kuru ve doğru sıcaklıkta tutabilmelidir. İyi bir dağ ayakkabısının tüm bu gereksinimleri kişi için ortak bir noktada birleştirmesi gerekir.


Doğru ayakkabı esnekliği arazinin durumuna ve taşınan çanta ve kişinin ağırlığına göre değişir. Ayakkabınızı nispeten düz bir zeminde yürürken kullanacaksanız esnek bir bot tercih etmelisiniz. Fakat dağlık arazide daha bozuk bir zeminde yürüyecek iseniz daha sert tabanlı ve bileğinize daha fazla destek veren bir bot almanız daha doğru bir seçim olur. Ayrıca taşıyacağınız yük ya da kendi vücut ağırlığınız fazla ise biraz daha sert botları tercih etmelisiniz.
Araziye uyum açısından ayakkabının tabanı çok önemlidir. Dağcılık için üretilmiş sert ve ağır botların daha iyi bir tutuş için daha derin dişleri vardır. Bu, özellikle çamur veya kar kaplı dik yamaçları inerken kaymayı önler. Kamp ve yürüyüş botlarında derinliği daha az olan farklı yapılarda dişler kullanılır. Değişik ayakkabı üreticileri farklı tabanlar kullanırlar. En bilinen ve en çok kullanılan tabanlardan biri Vibram dır. Vibram’ın farklı amaçlı ayakkabılar ve koşullar için birçok farklı desen ve malzeme sertliğinde tabanı mevcuttur.

 
Dağ botlarında şoku emmesi amacıyla farklı malzemeler kullanılır. EVA en yaygın olarak kullanılan, hafif ve maliyeti düşük bir malzemedir. Poliüretan ise daha pahalı olmasına karşın EVA’ya göre daha dayanıklıdır. Dağ ayakkabılarında üst bilek kısmının görevi ayağı rahat bir şekilde botun içinde tutmak, desteklemek ve hava şartlarından korumaktır. Bu kısımlarında genelde su geçirmezlik işlemleri uygulanmış deri kullanılır. Kalın deriler daha sert olduğu için daha iyi bir koruma ve bilek desteği verir ve daha dayanıklıdırlar. Daha ince deriler ise botun daha rahat ve daha esnek olmasını sağlar. Ayrıca botun etrafına eklenilen lastik şerit bant da (Çarşak bandı) ayağı ve dikişleri dış etkenlerden korur ve su geçirmezliği arttırır. Ayakkabıda mümkün olduğunca az dikiş olması ve tek parça deriden üretilmiş olması su geçirmezlik açısından dikkat edeceğiniz noktalardan biridir.
Süet ve kumaş botlar da yazın ve kuru iklimlerde veya şehirde kullanılmaya uygun botlardır. Bu botlarda kumaş olarak kullanılan Cordura kumaş, sentetik ve dayanıklı bir kumaştır. Bu botların avantajları deri olanlara göre daha rahat ve hafif olmaları ve daha iyi nefes almalarıdır fakat su geçirmezlikleri daha azdır ve ayağa daha az destek verirler. Genel olarak patikalarda yapılacak günübirlik yürüyüşler için uygundurlar.


Cordura botları daha su geçirmez yapmak için Gore-tex gibi nefes alabilen bir astar kullanılan ayakkabılar da üretilmiştir. Gore-tex su buharının içeriden dışarıya çıkmasına izin veren fakat suyun içeriye girmesini engelleyen bir zar tabakasıdır.
Alacağınız ayakkabının iç yüzey astarı da dikkat edeceğiniz başka bir detay olabilir. Yumuşak bir iç yüzey sağlamak için astar malzemesi olarak yumuşak ince deri ya da sentetik bir malzeme kullanılabilir. Astar olarak kullanılan sentetik malzemelerin dayanıklı olması, şeklini çabuk kaybetmemesi, hava ve nem geçirmesi, kolay kuruması ve koku tutmaması dikkat edebileceğiniz özelliklerdir.


Alacağınız bota karar verirken ağırlığını da göz önüne almalısınız. (Ayaklarda taşınan ekstra bir kilogram yük aşağı yukarı sırtta taşıdığımız beş kilograma eşittir.) Bu yüzden bot seçerken ağır botların güvenliği ve koruması ile hafif botların esnekliği arasında bir seçim yapmanız gerekecektir.
Tabanla üst kısmı birleştirmek metodu da akla gelen diğer bir dikkat edilecek noktadır. Birleştirme de    yapıştırma veya dikiş yöntemlerinden biri kullanılır. Yapıştırma metodu botun maliyetini düşürmekle birlikte çok daha az dayanıklıdır. Dikişli botlarda ise dikişlerin çift sıra olması botun daha dayanıklı olmasını sağlar.

Doğru ayakkabı büyüklüğü

Amacınıza en uygun ve iyi ayakkabı bile eğer doğru büyüklükte değilse işinize yaramayacaktır. Ayakkabınız için alışverişe çıkmadan önce ayakkabıyla giymeyi planladığınız çorapları giyin ya da alışveriş yaptığınız yerden uygun kalınlıkta bir deneme çorabı edinmeye çalışın. Genelde insanların ayakları yürüyüşlerde ve dağ aktivitelerinde şiştiği için ayakkabıyı denemeye akşam saatlerinde gitmeniz yararlı olacaktır. Dağ botları giymeye alıştığınız normal ayakkabınızdan daha büyük olmalıdır. Ayaklarınızı ayakkabının içinde iyice öne ittiğinizde, işaret parmağınızın ayakkabının arkasına enine girebilmesi gerekir. Bağcıkları sıkıca bağlayıp topuğunuzu yukarı kaldırmaya çalıştığınızda ise topuğunuz tabandan en fazla 3-4 mm. kalkmalıdır. Ayak parmaklarınızı ise rahatça oynatabilmeniz ayakkabının kan dolaşımınızı engellememesi için gereklidir. Ayakkabının herhangi bir noktasında da belirgin bir baskı da olmamalıdır.


Genelde ayakkabının küçük olmasındansa büyük olması tercih edilmekte ve fazladan çorap giyerek bu sorunun halledilebileceği düşünülmektedir. Ne yazık ki fazladan çorap giymek bu sorunu tam olarak çözmez. Bu yüzden alacağınız ayakkabının mutlaka ayağınıza uyduğundan emin olun.
Ayakkabılarınızı aldıktan sonra bilmeniz gereken önemli şeylerden biri de ilk olarak ayakkabınızı şehirde giymenizdir. Bu, özellikle kalın deri ayakkabılarda ayakkabıların açılması, derinin yumuşaması ve ayağınızın şeklini almasına yardımcı olur. Sert, deri ayakkabılarda bunu sağlamak için faaliyetten önce ayakkabılarla toplam 15 km. kadar yürümek gerekir. Bu alıştırma dönemi her gün 1-2 km. şeklinde yapılabilir. Daha yumuşak ayakkabılarda bu sorun daha az olmakla birlikte ayakkabıların önceden giyilmesi ileride oluşabilecek sorunları önleyecektir.

Ayakkabı bakımı

İyi ve düzenli bir bakımla kaliteli bir dağ botunu yıllarca kullanabilirsiniz. Faaliyet sonrası dağ ayakkabılarınızı su ile iyice temizleyin ve normal oda sıcaklığında kurumaya bırakın. Kurumayı hızlandırmak için botların içine gazete kağıdı gibi emici malzemeler doldurabilirsiniz. Deri ayakkabılar asla aşırı sıcak bir yerde (ateş yanında, kalorifer üstünde) kurutulmamalıdır. Deri ayakkabılar temizlenip kuruduktan sonra da bir bakım yapmak gerekir. Bu bakımı üreticinin tavsiyeleri doğrultusunda yapmanız en iyi sonucu verecektir. Genelde deri ayakkabılara su geçirmezliği sağlamak ve derinin kurumasını önlemek için wax sürülür. Cordura ve süet ayakkabılarda ise su geçirmezliği sağlayan sprey ve sıvılar kullanılabilir. Süet ayakkabılarda süet yapısını kaybetmemek için ekstra dikkat etmeniz gerekebilir. Bunun için bu tür ayakkabılara uygun özel spreylerden kullanmanız daha iyi sonuç verir. Kullanmadığınız zamanlarda dağ ayakkabılarınızı kuru, serin ve iyi havalanan bir yerde saklayınız. Çok uzun bir süre kullanmadığınız ayakkabılarınızı faaliyet öncesinde gözden geçirip havalandırmanız ve su geçirmezlik için wax sürmeniz de ayakkabılarınızdan faaliyetlerinizde daha iyi verim almanızı sağlayacaktır.

TOZLUKLAR

Boru şeklinde olmalıdır. Uç kısmında ayakkabının ucuna sabitleyebilmek için uzatma kısmı ve sabitleme kancası bulunmalıdır. Tozluğun  ön kısmında fermuar ve fermuarı kapatabilmek için cırt bantlı dil olmalıdır. Tozluğun alt kısmında ayar bandı bulunmalıdır. Tozluğun ortası ayak bileğini iyi kavrayabilmesi için lastikli olmalıdır. Tozluğun üst kısmında diz altından rahat sıkıştırmayı sağlamak için lastikli ve stoperli sıkıştırma sistemi bulunmalıdır. Tozluğu bilek lastiği altında kalan kısmı su geçirmez kalın naylon kumaş üst kısmı ise üç katlı gore-tex kumaş olmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir