KEKOVA (Kaş/FETHİYE)

Kekova Adası, kıyıdan birkaç deniz mili açıktaki dar ve uzun coğrafi yapısında dolayı Kale (Simena) ile Üçağız (Teimioussa) Köyü arasında yer alan bütün körfeze adını veriyor; ada, körfez ve anakaranın kıyılarını kapsayan bir tanımlamadır Kekova. Kaş ile Demre arasında yer alan Kekova kıyı şeridini eşsiz kılan en belirgin özellik; deniz seviyesinin antikçağdan bu yana sürekli yükselmesiyle arkeolojik kalıntıların sualtında kalması. Kekova Adası ve çevresindeki kıyıları kapsayan 260 kilometrekarelik özel bölge Kekova Özel Çevre Koruma Alanı ilan edilerek koruma altına alındı.

Kaleköy’e, kara ya da deniz yoluyla, direkt ulaşım mevcut değil. Ulaşım Kaş limanından tekne kiralayarak sağlanıyor ya da Kaş Garajı’ndan kalkan araçlarla Demre’ye gidilip oradan tekne kiralamak da mümkün. Kekova-Demre arası 20 km.

Bu bölgede görmenizi mutlaka tavsiye edeceğimiz yerler:

Üçağız: Kaş’a 34 km. Gökkaya ve Karalos koylarına Üçağız’dan kiralanan teknelerle ulaşılıyor. Aynı şekilde Kekova’ya ve batık şehre de Üçağız’dan kalkan tekne turlarıyla gidiliyor.

Aperlai: Kekova çok popüler bir turistik uğrak noktası iken, tekneyle yarım saat uzaklıktaki Sıçak Yarımadası ve üzerinde barındırdığı Alperlai antik kenti pek bilinmez. Karayolu bağlantısı olmadığından, Kaş veya Üçağız’dan tekneyle ulaşım sağlanıyor. Bir diğer ulaşım seçeneği ise Kaş-Üçağız yolundaki Kılınçlı Köyü çıkışında kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlenmiş Lykia yolunun yaklaşık yedi kilometrelik parkurunu yürümek. Roma devrinde komşuları İsinda, Apollonia ve Simena ile bir sympliteia (ortak vatandaşlık) oluşturan kent, Lykia eyalet meclisinde tek oyla temsil ediliyordu. Surlar ve kulelerle çevrili şehir, İS 141’deki büyük depremden zarar görerek yıkıldı ve bir kısmı denize gömüldü. Lacivert suların altında yansımalar yapan kalıntılar arasında, tıpkı Simena’daki gibi yarısı denizin içinde kalmış bir lahit mezarla karşılaşırsınız. Sabah denizin çarşaf gibi berrak olduğu saatlerde şnorkelle yapılacak kısa bir gezintide liman kalıntıları, kaya mezarları ve çok geniş bir alana yayılmış olan amforaları görebilmek mümkün. Yöre sit alanı olduğu için dalmanın ve eski batıkları su yüzüne çıkarmanın yasak olduğunu hatırlatalım.

Simena: Kale Köyü eski Simena antik kenti üzerine kurulmuştur. Kekova Körfezi kıyısındaki kentin tarihi İÖ 4. Yüzyıla kadar iniyor. En ünlü yapısı iyi durumdaki ortaçağ kalesi olan Simena’daki oldukça küçük tiyatro ve ev tipi kaya mezarlarından oluşan nekropolis de görülmeye değer kalıntılar.